|
Bardizda Geçmise yolculuk |
Çesmeler issiz sokaklar bombos
Eskiden burada bak neler olmus
Deli Aga ciritten gözü kör olmus
Cirit tarih olmus ata binen yok
Köyler toplanirdi bayram yeriydi
Nice yigitlerin sirti topraga deydi
Nizam pehlivana bir güç verildi
Güres tarih olmus kispet giyen yok
Mertlik denilince yaris olurdu
Bütün köyler gelse konuk bulurdu
Lokmasini paylasirken huzur bulurdu
Agalar tarih olmus artik kalan yok
Büyüklerden korkar idik saygi yüzünden
Muhabbet içtendi sevgi derinden
Hiç çikmazdik komsularin evinden
Muhabbet yok oldu komsu bilen yok
Her yamaçta birkaç sürü otlardi
Ilk baharda sürüleri katlardi
Çayirlarin hep Yörüklere kaldi
At kisnemesi yok kuzu sesi yok
Asik oynar idik harman yerinde
Nal toplardik sürülerin pesinde
Fisek eser idik savas yerinde
Öküz besleyen yok nal mik kesen yok
Kamçi sapi keser idik cinavdan
Degnek yapar idik kirazdan
Çirpacak keserdik bin bir sisiktan
Mengil egen yok sami büken yok
Kadir dayi isi temiz yapardi
Her zaman kapida marani vardi
Halka çekmek için ates yakardi
Kagni kosan yok sapan tutan yok
Hikayeleriyle büyüdük Abenece'nin
Dualarini aldik Hayriye ninenin
Her günü mutluyduk tüm bir senenin
Söz söyleyen yok kelam bilen yok
Remzi dayinin dutunu yolduk
Yakup dayini tasina hedef olduk
Bazen yaralandik bazen kurtulduk
Büyüklük mazi oldu dayak atan yok
Yanardi elimiz sigarayi ezince
Korkudan titrerdik babamizi görünce
Utanirdik nasihatlar verince
Saygi mazi oldu büyük bilen yok
Kutub'dan ögrendik okumayi
Sülükostan yedik tonla dayagi
Çira ile yaktik biz sobalari
Nesimi akinin kapisini açan yok
Meshur idi Osman ögretmenin sillesi
Kiymetliydi bu kisilerin cümlesi
Duyulurdu her gün kemaninin sesi
Tas toplatan yok yola bakan yok
Gro Yusuf her gün havuz beklerdi
Gençler namazda pardici çekerdi
Bitirince ardimizca söverdi
Sular terk edilmis gavar veren yok
Aslan Dayi kara koyuna gezerdi
Yüzlerce misra mani söylerdi
Seneler böyle gelip geçerdi
Simdi agzin açip kelam diyen yok
Arabalar dizilirdi yollara
Çok yükleyen devrilirdi bayira
Komsular yetisirdi hayira
Tekeri kirilan yok disi çikan yok
Geceleri çok erkenden kalkardik
Tekerleri baska yere saklardik
Bulmak için beraberce arardik
Yarenlik kalmadi saka eden yok
Urgana bas koyup hayal kurardik
Gün dogmadan köye geri dönerdik
Gecikenlere feneri nerde söndürdün derdik
Uykusundan olup erken kalkan yok
Agrilar baslayinca gece yarisi
Dayanilmaz dis agrisi sizisi
Her vakit çalinirdi disçilerin kapisi
Disçi Arslan'in hatirini soran yok
Nöbetçiler degirmene gelirdi
Arpa bugday çuval çuval olurdu
Kimi sira için birbirine vururdu
Simdi sitahana tane koyan yok
Yünler yikanirdi çayda tokaçla
Boyanirdi ipler renk renk kazanda
Türkü söylenirdi imlet atanda
Kücü baglayan yok kirkit vuran yok
Imece olurdu gelinler kizlar
Bardiz denilince yürekler sizlar
Bir baska olurdu eskiki yazlar
Yaz gelip geçer selam veren yok
Pinarlarda akar soguk sulari
Egri bügrü gider yayla yollari
Durak yeri olur gaban baslari
Recep pinarindan bir su içip geçen yok
Köselerde toplanirdi ahbaplar
Hos olurdu geceleri mehtaplar
Uzadikça uzar idi sohbetler
Simdi iki kelam edip zaman çalan yok
Bir sokakta birkaç gurup oynardik
Gece olsa biz bir türlü doymazdik
Deniz der biz Bardiz'a hala doymadik
Bayram olur ocagina dönen yok
Sayin köylülerim degerli okuyucular, siir sanatinin geregi özellikle özel isimlerde bazi çikarmalar oldu. sürçü lisan ettiysek herkesten özür dilerim. Bardiz her ferdiyle bir bütün. Iyisi de bizim kötüsü de. zaman buldukça sizlere yazmaya çalisacagim. Herkese selamlar. |
|
|